
Bu akşam, şu anda birden bir olay meydana gelse. Öyle bir şey olsa ki insanların yarısından fazlası ölse, sahip olduğumuz her şey yok olsa. Evimiz, ailemiz, sahip olduğumuz eşyalar vs. Bir hastalık çıksa veya ne bileyim Stephen King romanlarındaki gibi bir olay olsa. Elektriğimiz, suyumuz, gazımız vs. olmasa ne yaparız.
Hayatta kalmak için ne kadar ileriye gidebiliriz. Bir çocuğun elinden açlıktan gözümüz dönmüş bir şekilde yiyeceğini alıp kaçabilir miyiz? Hırsızlık yapabilir miyiz? Güvenliğimizi sağlamak için bize tehtid oluşturan birini öldürebilir miyiz? Ne kadar medeni kalabiliriz?
İnsanlar medeni hayatın bize sağladıkları olduğu sürece bence medenidir. Ve toplum ahlakına aykırı olan şeyler de toplumlar ve medeniyet var olduğu sürece geçerlidir.
Bir düşünelim. Eski insanlar avcı, toplayıcı, muhafız vs idi. Yani görme, işitme gibi duyular en üst düzeyde olmak durumundaydı çünkü bu mevzu hayatiydi. Etrafındaki aslanın çıtırtısını duymazsan ölürdün, uzaktaki avını vuramazsan aç kalırdın. Aynı zamanda iç güdülerine de kulak vermek zorundaydılar. Susuz idare etmeyi bilirlerdi ve mevsim değişikliklerine uyum sağlarlardı.O yüzden şimdiki modern insandan daha gelişmiştiler. Sanıldığı gibi ilkel değillerdi bence. Şimdiki modern insana bakalım. Yiyeceklere, kokulara, polenlere, havaya, toza alerji geliştirmiş halde, biraz fazla yürüse koşsa 2 gün evde yatar halde, yaşlanınca görme işitme durmuş halde, zihinsel aktiviteler yavaşlamış paslanmış halde, unutkanlık, kişilik bozuklukları, stres, bunalımlar, buhranlar... Yediklerimiz zaten hormonlu ha karton yemişiz ha domates, beton bloklarda pis egzoz kokularıyla oturuyoruz, daha fazla daha fazla tüketmek arzusuyla yanıp tutuşuyoruz, yapılandırılmış alanlarda doğayla baş başa kalıyoruz , elektriğimiz var karanlıkta değiliz, suyumuz var temiz pakız ,kışın ısınıyoruz, yazın serinliyoruz, yiyecekten bol hiç bir şey yok elimizin altında , güvenliğimizi, eğitimimizi, sağlığımızı bizim yerimize düşünen yapılandıran sağlayan var ( tartışmalı bile olsa var) ve nasıl beceriyorsak mutsuz oluyoruz.
Konuya dönecek olursak. Bütün bunların gittiğini düşünün bir gün. Hayatta kalmak zorunda olduğunuzu düşünün, bütün amaçlarınız , sahip olduklarınız veya size sahip olan her şey yok. Hayatta kalma iç güdüsü o kadar keskin ve güçlü gelecektir ki bence hepimiz birini su için öldüresiye dövebiliriz, uyuyan birinin üstünden ısınmak için giysisini bile çalabiliriz, bir hırsız olabiliriz, barbar olabiliriz. İlkel ilkel dediğimiz kabile insanlarından daha da "ilkel" olabiliriz bence.
O insanlar bana göre ilkel değil. Modern toplumun getirdiği imkanlar vardı da hala bambu evlerde mi yaşıyorlar sanki. Veya kabile girişinde supermarket ve paraları vardı da yine de geyik mi avladılar "vahşice". Bir taksi veya bir ambulans mesafesi doktor vardı da hala çocukları kendileri hastalıktan, doğum yaparken, hamileyken öldü. Onlar hayatta kalma iç güdülerine kulak verdiler ve ona göre yaşadılar.
Biz o şartlarda bu kadar " medenileştikten" sonra bu şartları kaybedince onlardan daha "ilkel" daha "vahşi" olacağımıza emin olun arkadaşlar. Şimdi de vahşi değil miyiz zaten. Güya medeni, güya moderniz. O yüzden tecavüzcü, işkenceci, hırsız, dolandırıcı, katiliz.
Medeniyet görecelidir.
Hepimiz medeniyiz ta ki imkanlarımızı kaybedinceye kadar.
not: Böyle yazınca aklıma sineklerin tanrısı filmi geldi. Mutlaka izleyin şahane filmdir.