1 Mart 2010 Pazartesi

İşsel

Yeni biri geldi işyerinde. "Yüz verdik deliye geldi s.tı halıya" ayarında biri. Şimdi hiç kimse alınmasın da ben kendisine yüksek bir yetki verildiğinde canavarlaşmayan,cadılaşmayan bir tane kadın görmedim. Bu da onlardan.
Ben özel eğitim kurumunda okulöncesi öğretmeni olarak çalışıyorum yani zihinsel engelli veya hiperaktif, dikkat dağınıklığı vb bulunan çocukları 0-6 yaş aralığındaki gelişimine yetiştirmeye çalışıyorum. Kavram gelişimi de diyebiliriz. Uzmanlığım o. Ama aldığım öğrencilerden bazıları endüstri meslek lisesi öğrencisi, ilköğretim öğrencisi, ağır otistik çocuklar, yatalak durumdanki ağır bedensel ve zihinsel engelli ev öğrencileri... Her telden var anlayacağınız. Alanım dışında her çocuk bende mevcut. 3 Yaştan 30 küsür yaşa kadar uzanan bir yaş skalam da var maşallah.
Bu şöyle bir şey oluyor, kadın doğumcu da doktor ama ona beyin ameliyatı yaptırmaya çalışıyorlar . Yani Kadın doğumcu ne kadar beyin ameliyatı yaparsa ben de bu alanım dışı çocuklara o kadar yardımcı olabiliyorum. Yüzlerce kere bu konuda toplantılar yapıldı, binlerce kere belki açıkladık durumu ama anlamamakta ısrar ediyorlar ee müşteri velinimet diyorlar her türden almak zorundayız, siz de derse almak zorundasınız. Müşteri velinimet sözüne ayrıca dikkat çekerim, veliler müşteri oluyor. Özel eğitim kurumlarının bakış açısı budur arkadaşlar, öğretmenleri de maaşı çok daha yüksek diye tercih etmektedir birbirimizi kandırmayalım. Nerede tecrübesiz , okulöncesi öğretmeni varsa parası için bu alana giriyor olan çocuklara oluyor. Neyse... Bu yeni kadın geldi, bana 2 okul öğrencisi daha geldi, bu kadın geldi cumartesi 12'ye kadar olan çalışma saatim konusunda bana baskılar gelmeye başladı, kadın geldi bir başka atölye öğretmenini işten çıkardılar hem de aniden o gün içinde de gitti kadıncağız, bu kadın geldi benden habersiz velimi aradı aileyle aldığımız karara muhalefet etti beni yok saydı.
Her şeyden önemlisi stres arkadaşlar. Kendime mani olsam da telki etsem de , kimseye bahsetmemek istesem de stresliyim işte!
Yarın gidip patromunla konuşacağım ve cumartesi ile ilgili net tavrımı koyacağım çünkü millete cumartesi tam gün çalışıyor demiş.
İşten çıkıp başka yere geçmeyi düşünüyorum. Geçmeyi düşündüğüm yer çok daha rahat . Hem alanımla ilgili çocuklar var sadece, hem cumartesiler yok, hem sadece saat 5'e kadar hem evime de aynı uzaklıkta.
Amaaaaaa oraya gidersem yıllık iznim yanacak, yazın çalışacağım :( 2 yıllık alıştığım düzenimi bozacağım, bi o kadar emek verdiğim çocuklarımdan ayrılacağım.
Of ya of, sırf bu gibi şeyler yüzünden devlete geçmeyi düşünüyorum. Böyle patron, müdür nazı çekmemek, bu tür kadınlara mahal vermemek için. Onu da hiç istemiyorum. Normal büyüme sürecinde zaten benim vereceğim kavramlara ihtiyacı olmayan sevmediğim veletlerin öğretmeni olmak istemiyorum. Devlette ömür çürütmek istemiyorum. 25-30 Kişilik anasınıfında kafayı yemek istemiyorum. Veli nazıyla uğraşmak da istemiyorum. Anaokulu öğretmenliği yaptığım sırada bunalmıştım velilerden. Hepsinin çocuğu bir tanecik sanki, başka hiç bir çocukta o eşsiz parıltı yook mübareklerin.
Aslıdna bir gün de anaokullarıyla ilgili yazmak istiyorum yahu. Anaokulu öğretmenlerinin bütün gün nasıl sınıfı stajyer kızlara bırakıp çene çaldığından, velilerin nasıl dedikodularını yaptıklarından, yapmadıkları etkinlikleri iletişim defterlerine nasıl da yaptık gibi yazdıklarından, okulların kendi reklamını yapmak için "diyetisyen kontrolünde yemekler" palavrası veya "yaratıcı drama, modern dans" diye yazılan etkinliklerden sene sonu gösterisinde recep ivedik ve kolbastı şaheserleri çıktığıdan da bahsetmek isterim.

Son olarak, bugün meyvelere çalıştığım öğrencimden :
Ben: Bu ne? (Armut resmi gösterilerek)
Çocuk: Hmm ee bilemedim.
Ben : Aarrrrr
Çocuk: Arzu!

:D:D
foto

5 yorum:

Damlo dedi ki...

bu insanlardan her yerde var işte. lanet olsun ya bezdiriyorlar resmen.

Magissa dedi ki...

Kadin yoneticiler hakkinda soylediklerine sonuna kadar katiliyorum. Ne yazik ki simdiye dek aksini yapan bir kadin yoneticim olmadigi gibi ne cektiysem en cok kadin yoneticiden cektim.

Isin konusunda yazdiklarina da uzuldum... En kotu ihtimalle ayrilip diger yere gecersin, bence cekinmeden dikil kadinin karsisina. En kotu ihtimalle "bizde boyle - isine gelirse" der, sen de geliyorsa kalirsin, dayanamayacaksan da diyer okula gecersin?

puck-robin dedi ki...

damlo: o insanları bezdirmek lazım asıl.

magissa: işin saçma tarafı bu kadın yönetici değil, psikolog, bizimle aynı durumda yani, sadece aylık programı yapma görevi vermişler ona.

çello çalan kedi dedi ki...

ah be puck bir sinir okudum yazını, senin o bebelere vereceğin güzel enerjini nasıl sömürdüklerini, seni bezdirdiklerini görünce canım sıkıldı. ülkem böyle uzmanlaşmış insanları harcamak konusunda nasıl da başarılı. dilerim her şey dilediğin gibi olur.

Sheena dedi ki...

öncelikle köpeğe bayıldımmmmm süper
sonrasında ise kadın yöneticiler hakkında dediklerine katılmıyorum aslında..
bizde derler ki "adamın adam olup olmadığını öğrenmek için ya para vereceksin ya da ünvan" sapıtırsa adam değildir. dene bak, nerde adam yoksa bu ikiliden birini bulduğunda delirir cozutur...
özel eğitim zordur biliyorum, eski bir arkadaşım yapıyordu hala yapıyor mu bilmiyorum ama verdiğiniz emek ve aldığnız karşılık birbiri ile çok tutarsız. dönem artık özel sektörde resmen "yersen"e geldi. Kendin için en doğrusunu senden başkası bilemez. Sinir stresle de çalışılmaz, dayanırım diyorsan dayan, dayanamayacaksan kapı açık, arkanı dön ve çık ve hayatını yaşa!! Üzülmek için çok kısa çünkü bak bunu okurken bile gitti 5 saniyen..