29 Mart 2010 Pazartesi

Çocuk sahibi olmamak için 30 neden

1. Çocuklar o nette gördüğünüz bebeklerden olmuyorlar.Öyle ışıldayan mavi gözler, Bebeğim ve biz dergisinin kapağından fırlamış mutlu bebeklerden olmuyorlar. O pozlar için saatlerce uğraşılıyor. Özellikle ağlayan bir bebek gözünüzde canlandırın, ne demek istediğimi anlarsınız.

2. Bebekken sürekli ağlarlar, özellikle ilk 4 aya kadar kendini tamamen ağlayarak ifade ederler.

3. Uyku uyuyamaz, yemek yiyemez, banyo yapamaz hale getirirler.

4. Otobüste, minibüste ve özellikle uçakta sizi rezil ederler, ağlar, canı oyun ister, çişi gelir, ısrarla yüksek sesle konuşur, öndekinin koltuğunu tekmeler, kusar, sıkılır, pırt yapar kokutur bir de üstüne söyler.

5. Hamileyken insanlıktan çıkablirsiniz, davul gibi eller ve ayaklarınızla, doğum yaptıktan sonra bile "ama kocam beni böyle beğeniyor" diye kendinizi ve zavallı kocanızı kandırırsınız.

6. Bebek pırt yaptı diye havalara uçarsınız.

7. Normalde klozette görseniz sinirlerinizi tepeye çıkartacak kaka veya çiş kalıntısı zıvanadan çıkmanıza sebep olurken çocuğunuz yaptığında da insanlıktan çıkar sirk maymununa dönersiniz.

8. Göbeğiniz çatlar ve kıllanır, o halini bile güzel zannedersiniz.

9. Normalde kutsal olan değerlerle ilgilenmez ama anneliği daha kutsal sayarsınız.

10. 2 Lafınızdan biri çocuğunuz olur ve arkadaşlarınızın ve- veya insanların sizden bunalmasına yol açarsınız.

11. Arkdaşarlarınız sizinle oturup sohbet edemezler çünkü çocuğunuz sürekli ilgi çekmek için akrobatik hareketler yaparlar.

12. Çocuğunuzun normal doğmama ihtimali vardır ve bu bile kafadan 10 maddeyi geçer.

13. Kocanızla başbaşa iken çocuğunuz anne popişim kaşınıyor diyerek donunu odanın ortasında indirir ve muhabbetin içine eder.

14. Bir dönem maden araştırmalarına merak salar ve uluorta her ama her yerde burnunu karıştırıp koltuklara falan sürter. Siz de pis bir insan olmadığınızı kanıtlama derdine düşersiniz.

15. Bir kitap - gazete- dergi okuyamaz, bi film izleyemezsiniz çünkü çocuk ilgi ister çünkü çocuklar çiçektir çünkü çocuk dediğin şey kızmayı bile ilgiden saydığı için sizi kızdırmak için herşeyi yapar.

16. Okulda öğretmenine evde olan biten herşeyi anlatır, öğretmen eve gelen misafirden, babasının annesini kapının arkasında öptüğünden, annesinin memesini tuttuğundan, kavga ettiklerinden, annesinin babaanneye sinir olduğundan ve diğer her şeyden haberdar olur.

17. Çocuk yanınızdayken palavra sıkamazsınız çünkü hemen sizi bozar. Hayır öyle değildi kiğğğğğğğ der.

18. Özenle boyanmış duvarlarınızı, mutfak malzemelerinizi, milyarlar döküp aldığınız elektronik aletlerinizi unutun!

19. Kilo alıp çirkinleşseniz bile kimse size bunu söyleyemez.

20. Onca eğitim, iş ve sosyal hayatı bir yana, çocuğunuz geç konuşsa soluğu Eyüp Sultan Camii Türbesi'nde alırsınız.

21. Kendinize yeni bir şey almak için para ayırırsınız ya , hah işte şimdi o parayı püff diye unutun. Çünkü çocuk mutlaka en fazla 1 hafta oynayacağı bir oyuncak isteyecek (Barbie evi, Bakugan zıkkımı, Ben10 saati vs.) sizin para da ona gidecek.

22. Tatil zehir zıkkım olacak, çocuğunuz sıcaktan- sinekten- sudan- kumdan rahatsız olacak. Siz en afilli mayo veya bikininin içinde (artık neye sığarsanız) elinizde meyve püresi, baba çocuğu tutarken püreyi ağzına tıkıştırmaya çalışır olacaksınız. Herkes sizden illalah diyecek,kimse çocuk büyüyene kadar bir daha sizinle tatile gelmek istemeyecek.

23. Suçluluk duyguları içinde işe gidip işten geleceksiniz . İşe lanet edeceksiniz, neyse ki eşşekler gibi çalışan kocanız var o halde işi bırakabilirsiniz. Adam sırf siz evde çocukla kendinizi devirin diye çalışmak için doğdu zaten. O halde full time annelik hoşgeldin!

24. Ateşi, diş çıkarması, çocuk hastalıkları (çiçek, kabakulak, kızamık vs.) ev kazası , böcek sokması, gıda zehirlenmesi, havalesi, parmak emmesi, tırnak yemesi, altına çiş yapması, anneye- babaya bağımlı kişilik geliştirmesi, geç yürümesi, geç konuşması ve daha bir sürü korku yaşatması.

25. Doğumdan taraflardan birinin yaşamını yitirmesine kadar hamileliğinden doğumuna, aşıları, anaokulu dahil dershanesidir özel dersidir bütün eğitim hayatı boyunca en az bir ev ve araba parası harcayacaksınız. (Eğer çocuk sahibi olamıyorsanız olmak için de tedavi sürecinde bir o kadar para daha)

26. Doğum yapınca her kafadan bir ses çıkacak, kimi gelenekselci kimi yeni nesil bilmiş, gibi pedagojik kimi felsefik açıdan yaklaşacak biri kundaklayın biri çocuğu tuzlayın ki ilerde ter kokmasın biri yelek giydirin diye kurdeşen döktürecek, kimi kafasındaki konakları kazıyacaktır sizin de kafanız karışacaktır.

27. Romantik hayallerle evlendiğiniz eşinizle çocuk dışında başka ortak noktanız yokmuş gibi olacaksınız. Sırf çocuk üzerine bir hayat kurup bütün haftasonu tatil vs programlarınızı çocuğun isteği üzerine şekillendireceksiniz. ( Haftasonu alışveriş merkezlerine gidip çocuklulara bir bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız. )

28. Ergen problemleri, ikili ilişkileri, ya kötü alışkanlıklar edinirse, ya okulda başarısız olursa, ya nete bağımlı olursa , ya yanlış kişilerle arkadaşlık kurarsa, ya başına birşey gelirse gibi türlü türlü risk faktörü ve endişe kaynağı.

29. Türlü reklam müzikleri ve saçma sapan şarkılar (İsmail yk mesela ) sizin en yakın arkadaşınız olacak, çünkü susmak bilmez bebeğiniz ancak bu şekilde sakinleşecektir. Çocuktan önce elit olan müzik zevkinizi (!) bir kenara bırakın . Artık evinizden şahane Petek Dinçöz şarkıları yükselecek.

30. Hayatınız boyunca eşşekler gibi çalışıp , çocuğun bunca harcamasına rağmen iyi kötü mal mülk edinirsiniz. Emekli olunca onları satıp dünya turuna çıkmak yerine bir baltaya sap olamamış evladınıza miras bırakırsınız. Hastalanınca da onlar sizin evinizde otururken sizi birbirlerine postalayıp güya bakarlar.

53 yorum:

Prima Rima dedi ki...

Nihohaha:))
Eksik yazmışsın tatlım!

**Hiç bir şey bir daha eskisi gibi olmaz.
**Daha fazla keşke dersin.
**Hormonların altüst olur.
**KOcandan daha çok, cocuk doktorunu görmen gerekir.
**Aylık masrafın 3 katına çıkar.
**Anneliği meslek edinirsin ve Mesaisi olmayan ikramiyesi olmayan izni olmayan bir işde çalışır gibi hissedersin.
**Çocuk oyun arkadaşı değildir bunu çok geç anlarsın.
**Çoğu zaman fevri davranışlar içinde olursun.
**Omuzlarına inmek bilmeyen dinmek bilmeyen bir sorumluluk alırsın.
**Onun ruhsal gelişimi yüzünden sen ruhsal dengeni yitirirsin...

Daha yazayım mı hııı?

Leah dedi ki...

Ya ama her şeye rağmen en güzel mutluluk kaynağı onlar. Bardağın dolu tarafı boş tarafından daha çok dişe dokunur bence. :D

puck-robin dedi ki...

primarima: eferim Ebru, senden de cevherler bekliyorum. Korkma arkandayım :D
leah: bana göre dolu tarafı kişiden kişiye göre değişir.

puck-robin dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
öküz dedi ki...

Bir de aynı yazıyı 10 sene kadar sonra/hormonlar kontrolü tamamen ele alınca okumalı senden....

"Pööhüüü!! Çucuum olsun istooorum artık!!" diye böğürmek içten bile değil...

Yapacak bir şey yok; boşuna kasmayın:) Anne olma güdüsü er geç ele geçirecek sizleri....

SevGi'nin G'si dedi ki...

off ki off.. ne ettin yahuu.. insanlık neslini kurutacaksınn... bu kadar da caydırıcı olmaaa..

ps: aslında içimden Ebru'nun maddelerine devam etmek geliyo.. :))

uyuz cadı dedi ki...

ya ben bunu yılın blog yazısı falan seçebilir miyim? öyle bi mim&ödül falan vardıysa hemen sana yollamak istiyorum :)
beni tanıyanlar bilir, bardağın boş tarafındayım her zaman (belki iyi bi halt diil ama böyle daha iyiyim galiba).
çok güldüm okurken, süper yazmışsın :)

Somethin'Special dedi ki...

Hahahah çılgınsın kızım sen :D

tosbagalar dedi ki...

ama öyle deme yaa onlarsız hayat olmaz. Başka bir şey için bütün bunlara katlanamazsın ama o küküçük yavrular için nelere katlanıyorsun değil mi son olarak da klasik bir laf "anne olunca anlarsın"

puck-robin dedi ki...

gülcan: ya lütfen sen de kendi maddelerini yaz bak sen annesin böylece anne olunca anlarsın diyemezler sane :):)

öküz: hormonlarımı aldırmalıyım :P

uyuz cadı: cadı sen benim neferim ol, birlik olalım.

niho: çıldırdım sonunda.

tosbagalar: ama şimdi anne olmuşsun sen, tabi ki de olduktan sonra öyle düşünmezsin, keşke doğmasaydı demezsin çocuğun o senin. mesele olmadan önce :)

bokbocesii dedi ki...

Cok guldummm :))) Ve evet, dogurmayacagım sanırım.En azından hormonlarım beni dürtmekten manyak edene kadar.

mermaid dedi ki...

sana katılıyorum ve buğulu gözlerle "gene de annelik her şeye değer, her kadının tatması gereken bir duygu" cümlesini kuranları boğmak istiyorum. Tapşini tapşini küçük ayaklar, kızımla alışverişlere gidicez falan şirinliğiyle hamile kalanlara ayrıca gıcığım. Evet sürekli bebekten bahsetmeleri de ayrı bir bunalım konusu; bkz: anne bebek blogları. Bu yazdıkların abartılmış bile değil, saf gerçek. Bir insan bunların farkında olarak doğuruyorsa anlarım ama pembe bir tablo çizmelerinden nefret ediyorum. Böyle bulutsu, ponponlu bir bebek odası hayali:)

allımorlu dedi ki...

tam da çocuk yapmaya psikolojik olarak hazırlanma aşamasındayken!!!korkuttunuz benii yine!!

deryik dedi ki...

en iyisi bence teyze/hala olmak. mis gibi.

puck-robin dedi ki...

bokboceesi:belki de o hormonlar hiç bir zaman dürtmeyecek bizi.

mermaid: ya bir de hayatın mutluluğunu çocukta aramak fikri beni rahatsız ediyor. ben önce ben önemliyim, çocuğum olmadan önce önce ben mutlu olmalıyım, ben dingin huzurlu ve mutluluğu yakalaşmış olmalıyım diye düşünüyorum. o yüzden pembe tabloları pek de pembe bulmuyorum yoksa bebekler sevimlidir tatlıdır. Kadınlar hiç kötü hislerinden bahsetmiyorlar bloglarında ben bunun doğru olduğunu zannetmiyorum o kadar da sabırtaşı değiliz insanız neticede. Bu arada çocuk doğuran kadınların bloglarında babadan pek bahsedilmez baba da "babamız" kıvamında olaya dahildir genelde.
Yine de tüm genellemeler yanlıştır :P

allımorlu: bu kadar kadın durmadan çocuk yaptığına göre bir bildikleri vardır sanırım.

deryik: katılıyorum. en iyi çocuk başkasının çocuğudur, seversin edersin işin bitince de annesine verirsin oooh.

EbrUgur & Fatih dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
puck-robin dedi ki...

EbrUgur & Fatih: Ben de size katılamayacağım yorum farkı neticede, illa çocuğun hırçın olmasına da gerek yok bunlar sıradan çocuk sorunları. Sizinkisi hiç mi bu hırçınlıkları yapmadı ?!
Siz de kendi çocuk sahibi olmak için 100 nedeni yazarsanız belki benim gibi çocuk sahibi olmayanlar da aydınlanmış olur.

Damlo dedi ki...

enemm sondaki ne kadar gerçek ve acı. hepsine katlanılabilir gibi ama o his heralde o yaşta kaldırılabilecek bi duygu değil. üzüldüm bee. besle kargayı deil de besle bebeee olmuş bu resmen.

puck-robin dedi ki...

damlo: Hatta bazen kendi evlatları bile bakmaz geline falan baktırırlar peeh.

Damlo dedi ki...

dur bi de şey var, anne vaktim yok sana en kral hasta bakıcıyı ayarlıyorum falan. amanın sırf bunu duymamak için bile doğurmaktan vazgeçebilirim

puck-robin dedi ki...

damlo: :/

Eda dedi ki...

En azından yarısı doğru, olabilir diyebilirim. Ama birebir herkes aynı şeyleri yaşayacak diye bir şey yok.. Kimi bu süreci hasarsız atlatırken kimi de ne fırtınalar yaşayabiliyor.
Bilinçli bir şekilde ve İSTEYEREK dünyaya getirildikten sonra sorun olmaz.. Ne yaşayacağını, neleri kaybedip neleri kazanacağını bildikten sonra..
Hem her yaşta hayat felsefen, hayatındaki şeylerin önem sırası değişiyor, bu ancak tecrübe ile sabit.
Ama genelde çocuk olayını düşünmeyenler ya da bir şekilde korkup endişe edenler, bardağın boş tarafından bakarken, isteyenler de dolu tarafından olaya yaklaşıyorlar.
Doğumdan sonra Siyah süt kitabını okumuştum ve orada yazılanları birebir yaşamıştım, sonuçta hem okumak araştırmak, çevreyi gözlemlemek, hem de hepsini akıl süzgecinden geçirip birlikte karar vermek ve en önemlisi aileden yardım almak ( hem hamilelik sürecinde hem de sonrasında )şart..
Evet kutsaldır falandır filandır ama bazen çıldırmanın eşiğine gelirsin, uyudukları anda hissettiklerinden utanıp ağladığın bile olur o melek hallerini görünce..
Ve o dönem bu çeşitli duygu gel git lerini yaşadığın için, sana bir sürü ilham gelir, dikkat edin bu dönemi değerlendirmeyi bilenler çok iyi işlerini hayatlarının bu dönemlerinde çıkarmışlardır.
Ne çok yazdım değil mi :)
En nihayetinde onlar candır, hayatınız bir daha asla eskisi gibi olmaz bu kesin ama güzel tarafları daha fazla emin olun..
Sevgiler..

Sheena dedi ki...

hahaha!!
doğrumadın diye anne değilsin sanıyorsun yani?
hani illa karnında büyütmeye gerek yoktu, hani illa büyüyünce 32 dişi olmasa da olurdu 42 diş yeterdi sana, hani 4 ayağı olsa da olurdu?
Kaçının arasında fark var söyle bana..
Köpeğin 3 gün kakasını yapamasın bak yapınca şen şakrak olmayacak mısın? ya da kaç veteriner ziyaret ettin bugüne kadar :) ya da köpeğinin sorunu yüzünden kaç kişi ile konuştun kaçından yardım istedin..
Ha belki göbeğin çatlamadı, hormonların tepe taklak olmadı ama eve gelince kapıya koşan ayak seslerini duymayı beklemiyor musun? gelip yanına sırnaşınca için gitmiyor mu?
Kızım kabullenemesen de çoktaaaaan anne olmuşsun sen..
Hem de "it anası"...
yaşasın kötülük...

meltem dedi ki...

bok töbeneeeee hepsi doğru valla hatta az bile yazmışsın

ben bunların, daha doğrusu bu kadarının başıma geleceğini bilmeden toz pembe hayallerle anne oldum
onu canım dan çok seviyorum ama kendimide seviyorum. ha çocuğun seni seviyomu????? yok bazen öyle şüpheye düşüyorsun ki yaptıkları karşısında! karşında koca bi sadisst ya da işkenceci varmış gibi hissediyosun
çoğu zaman blogumda da yazıyorum ben de sinir minir kalmadı anacım.. hormanlarım da sinir sistemim de çöktü.. esaret diye bi yazım vardı eskilerden orda da söyledim bundan daha büyük bi esaret olamazz.. öyle bişey ki annelik, kurtulman mümkün değil bi kere aldın mı sıfatı bundan kaçamassın işte asıl esarette bu.
bu boka bi kere bulaştın mı zaman zaman her türlü hastalıklı düşünceye sahip olabilirsin, bazen de sevgi böceği gibi anlamsız şeyler yapar kendini tanıyamassın..
herkesin annesi hadi doğur der, benim annem aman kızım sakın boyundan büyük işe kalkışma, bu kız evlenmez dedik evledin.. iyi kötü idare ettin ama tamam, dur!!! dedi ama ben yine annemi dinlemedim
şimdi acaip sorumluluğu olan, duygusal çalkantılar içinde depresif bi kadın oldum..
hem allahım uzun ömür ver evladıma ben onsuz yaşayamam diyosun, hem de allahım alıp başımı gidecem buralardan artık yeteeeeeeeeeeer diyosun bu ne yaman çelişki annem:P

işten çıkardım yorGun argın cuma akşamı atlar giderdim dalışa, öbür haftasonu yarışaaa:))
bi gün tatil olsa 24 saat'e 72 saatlik aktivite sığrırken, ŞİMDİ 3 senede kocayla 3 keere sinemaya gitmedik izlediğimiz filmlerde madagaskar, pıtırcık falan..
denize mi giriyorum ben tatile gidince??
yoooo bak onuda anlatayım, krem sür yanmasın, denize girip çıkar havluyla bekle üşümesin, duş alsın tuzlu kalmasın, yemek saati geldi, meyva saati geldi..
ha salaklıkları yaptım mı? yaptım ama şimdi ne bulsa yiyo, uykusu gelirse uyuyo, biraz saldım çayıra mevlam kayıra olmssan zaten hepten kafayı yersin.. kitaplarda çok güzel teorik bilgiler oluyor. Ama yemişim o blgileri.. o kitaplarda bahsedilen çocuklar nerde var ben göremedim bi türlü..
neyse çok uzattım ama ben bu konuda bi dökülsem abooow der kaçarsın:) ha ama ben anne olabildiysem ki pekde fena sayılmam küçük sinir krizleri dışında:)) bence herkes anne olabilir:))
sevgiler

aysencifci dedi ki...

SÜPER BİR YAZI OLMUŞ! Bu 30'un 30'unu da yapan bir anneyim. Hemde çok zor anne oldum, k.çıma 400 iğne yedim daha ne olsun!
Ama eğer imkanım olsa- fiziksel olarak- değil 400, 4000 iğne daha yer bir tane daha yapardım, ahanda böyle de manyağım:)D
Haklısın Ayşegül'cüm ama düşün Nancy'yi, onu nasıl sevdiğini, çocuğuna duyacağın sevgi ondan çok çok çok daha fazla olacak, bende 2'si de var ordan biliyorum:)D
Ama bakış açısı, yorum, algılama meselesi. Her kadın anne olmak zorunda değil, çocuk sevmek zorunda değil, çocuk sevmeyene, anne olmak istemeyene de tü kaka demek çok saçma. Tek istediğim doğurup bir kenara atacaklarsa, bakamayacaklarsa DOĞURMASINLAR.
Bilahare anne olmak için yazabildiğim kadar sebep yazacağım.
Nancy'yi ısssırırım.

rectoa dedi ki...

çocuk dedik bağrımıza bastık, böyle nankör, iki yüzlü, pis çıktılar :)

meltem dedi ki...

PEKİ ÇOCUĞU OLANLAR BÜTÜN BUNLARA NASIL KATLANIYOR DERSEEEEEEN?
İŞTE ONU ANLATAMAM... HANİ SIRADAN Bİ KAÇ CÜMLEYLE GEÇİŞTİRSEM BANA YAKIŞMAZ.İFADE EDİİM DESEM KALEMİMİN GÜCÜ YETMEZ.
NEHİR DOĞDUKTAN SONRA KENDİMİ ÇOK MÜHİM BİRİ GİBİ HİSSETMEYE BAŞLADIM. ÇÜNKÜ BEN ONUN İÇİN DÜNYANIN MERKEZİYDİM, BENSİZ YAPAMIYORDU VE BEN ÇOK ÖnEMLİ Bİ ZAT OLDUM Bİ ANDA..
BİR SENE BOYUNCA NEREDEYSE HİÇ UYUMADIM. NE ZOR GÜNLERDİ, ŞİMDİ DE YAŞADIKLARIMI UNUTMİYİM DİYE GÜNLÜK YAZIYORUM:)BU NE YAMAN ÇELİŞKİ ANNEM:))
SENDEN Bİ PARÇAYI BÜYÜTMEK,SEVMEK,YETİŞTİRMEK,ONUN SENİ SEVMESİNİ GÖRMEK, SANA HAYRANLIKLA BAKTIĞINI GÖRMEK, O BENİM ANNEM DERKEN SURATINDAKİ KISKANÇLIĞI VE GURURU GÖRMEK,SANA KARŞI GELİRKEN YA DA POSTA KOYARKEN ONUN KİŞİLİKLİ BİR BİREY OLDUĞU SONUCUNU ÇIKARIP İÇTENN İÇE MUTLU OLMAK,DÜNYADA HİÇ BİR ÇİÇEĞİN YA DA PARFÜMÜN KOKAMIYACAĞI KADAR GÜZEL KOKUSUNU KOKLAMAK,BURNUNU ONUN BOYNUNA SOKUP O KOKUYU SOLUMAK.. ANLATAMAM ANLATAMAAAAM...
esaret adlı yazımdan bir parça sizin için efeeeeem:))

puck-robin dedi ki...

Eda: Bence ne kadar dikkat edersen et çocukların karakterine ve kişiliğine çok az etki edebiliyorsun. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmaış bir şey. Tabi ki de bir çocuk bu maddelerin hepsini gerçekleştirmez. Umarım da gerçekleşmez çünkü dikkat ettiysen içinde türlü hastalık ve anormallikler de var. Ben çocukların gerçekleştirdiği olumsuzlukları sıraladım sadece. Zaten bir çocukta 30 madde de olursa o anne kendini camdan atar herhalde :S


Şina: Aslında aklını köpeğiyle bozmuş birinin (ben oluyorum o) bunu anlayamaması anormal dimi :) Bak geçen parka gittik. Ayağını sekti diye hemen veterinere götürdüm koştur koştur. Bir haltı da yokmuş haspanın. İt anası mı? Teesüf ederim :D

Meltem: Böyle anneler bana umut veriyor doğrusu, diğerlerinin aksine ben böyle sorunlar yaşayan ve bunu dile getiren anneleri gördükçe asıl çocuk fikrine ısınıyorum. Ötekiler sürreal geliyor. Esaret adlı yazı da enfes olmuş , gerçekten de çocuk fikri bir esaret gibi boğazımı sıkıyor, endişe anlamında da bir tutsaklık bu :S

aysencifci: Destek için çok teşekkür ederim böyle annelere ihtiyacımız var :) Zaten bu köpek sahibi olmakla bazı açıdan benziyor, şöyle ki bana köpek beslemek istiyoruz ne dersiniz dediklerinde bir sürü maddeler sıralıyorum, sorumluluklarını zorluklarını anlatıyorum korkuyorlar. Aynı durum çocuk için de geçerli. Nsıl ki köpeğimin hiç bir zorluğu bana külfet gelmiyorsa çocuğa da seve seve katlanıyorsun sanırım.

recota: çocuklardan çok şey beklemeyin çocuklar neticede :)

EbrUgur & Fatih dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
puck-robin dedi ki...

EbrUgur & Fatih: Hissettiklerinizi çok güzel ifade etmişsiniz bütün bunları yaşamak elbette ki mutluluk verici olmuştur zaten yer yüzüzünde hiç bir annenin bunu yaşayıp da "körolası çocuk" diye düşündüğünü zannetmiyorum. Benim anlatmak istediğim çocuk sahibi olmadan ÖNCE kısmı.
Hislerden bahsetmedim farkındaysanız çocuk olunca size yaşattığı duygulardan bahsetmiyorum başınıza gelen veya gelebilecek durumları kastediyorum.

EbrUgur & Fatih dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
puck-robin dedi ki...

EbrUgur & Fatih: hangileri benim duygularım tam olarak?
Çocuk gördüğümde şöyle hissediyorum gibi bir cümle yok orada farkındaysanız. Ben yaptığım iş dolayısıyla ve çevremde gözlemlediğim kadarıyla sizden fazla çocukla haşır neşir olduğumdan ve anne olmadığımdan tarafsız ve daha gerçekçi olarak olaya bakabiliyorum. Şükürler olsun ki şu an 2 yaş sendromu veya diş çıkartan veya ergenlik sorunu yaşayan bir çocuğum yok.

yasamladans dedi ki...

süper bir yazı olmuş :))))
Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor,en ii ben anlarım gel de bana da sor :))))

EbrUgur & Fatih dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
puck-robin dedi ki...

EbrUgur&Fatih: Siz eğitmenlerin robocop olduğunu mu zannediyordunuz yoksa? Ah pardon. Ben duyguları, düşünceleri olan bir insanım. Hayalkırıklığına uğradıysanız üzgünüm ama muhtemelen çocuğunuzun anaokulu, ilköğretim ve lise ve devamı öğretmenleri de öyle olacaklar.

puck-robin dedi ki...

yasamladans: teşekkür ederim yorumunuz için, anne olarak çektiklerinizin olmasını itiraf etmeniz harika bence.

cenebaz dedi ki...

25.maddeye itirazım var. 1 ev, 1 araba değil, en az 5 katlı lüx bir apt. parası ve son model BMW parası kadar gitti bile şimdiden. Kolejiydi, dersanesiydi, özel hocalardı, özel üniversiteydi derken oooo bilanço düşündüğünüzden çok daha kabarık çıkıyor. Ama olsun, helal olsun oğluşuma:)))

puck-robin dedi ki...

cenebaz: amanınnn daha da gözüm korktu valla :/

Seden dedi ki...

2 laflarindan biri cocukları olacak ıse, gercek anlamda cocuklarını egıtmeye vakıt harcasınlar. Yakınımda var bu modellerden bır tane, kendı halı dunyaya zaten fazla ıken, kendınden daha da cahıl bır cocuk salıyor pıyasaya.
Keske bu modellerın elınden alınsa cocuklar ve cocugu her manada egıtebılecek ailelere verilseler.
Bır tane daha yapacakmıs, dusun 2 adet bombos cocuk... Kabus gıbı, beceremeyeceklerı ıslere kalkısmasalar keske...
Sımd

puck-robin dedi ki...

seden: aa öyle deme alınırlar vallahi. Zaten o dediğin güruhtan apayrı bir yazı konusu çıkar :)

a. gizem dedi ki...

uyuz cadı ve senin kurdugun birliğe katılmak istiyorum, o işe girişmekten deli gibi korkuyorum, hormonlar elegeçirirse ne yapacagımı bilemiyorum, bana yardım et aysegülllll :)

ஐ : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : ஐ dedi ki...

Hahaha Ebuş nasıl da tamamlamış acaba derken iyice vazgeçtim alemsin sen ya :)

mermaid dedi ki...

Puck yalvarırım her yorumu yanıtlama. Bazı evli ve mutlu görünen kadınlar vardır ve hani sen evliliğe karşıysan ve istemiyorsan ve beyaz gelinlik hayalin yoksa; "ah annen baban mı ayrıydı?" "mutsuz bir çocukluk mu geçirdin?" yaftalarını yapıştırırlar. Onun gibi bir şey. Kendi mutsuzdur, boktan bir evliliği vardır ısrarla sana "ne zaman evleniosun" diye sorar. Ben çok mutlu bir evliliğin "meyvesi"ydim ama evlilik bana göre değildi. Bütün o ritüellerin; saçma sapan istenme verilme söz nişan zart zurtların dışında sevdiğim adamla evlendim. O an istediğim ve doğru geldiği için. Çocuk da aynı şey bence. "Ay anne değilsin anlamazsın seni kalpsiz soğuk kadın" değilsin. Sadece olaya net bakıyorsun. Ha insan bunların farkında olur ve gene de ister. Bu güzel bir şey. Ama toz pembe yaşama asla ben de inanmıyorum. Dünyada senden öncelikli bir yaratık olması ne kadar kolay ve güzel olabilir ki? Tabi ki doğunca kimse öldürmek istemez ama hayır işte hiç kolay bir şey değil. Ki sorumluluğunu tamamen kendisi alan güçlü kadınlar için durum daha da derin. Hani ananne/babane/bakıcı/komşu/teyze falana yük bırakmadan, işini ve hayatının sorumluluğunu sadece kendine güvenerek bu kararı veren kadınlar. Doğurup hayattan emekliye ayrılan yan gel yat osmanlar için hayat kolay. Bence bu pembelik, ayaklar uçuş uçuş hayaller; kendi depresifliklerini örtmeye çalışan ebeveynlerin kurmacası. Hani böyle sallanan sandalyede mütebessim bir şekilde emziren kadın portresi. O gecelik kusmuksuz, velet ağlamıyor, ev düzenli, kadın dinç vs vs nasıl yani? Bak yazıda mesleğinden bahsetmemişsin bile, ben eminim sen bazı anlar oradaki çocuklara anne babalarından bile çok şefkat duyuyorsundur. Çok uzattım ama özetle; seni anlıyorum.

puck-robin dedi ki...

a.gizem : gülse birsel de bizim ekoldenmiş o da çocuk istemiyormuş, kendini bilyormuş asla bir çocukla yapamazmış, onu da aramıza katalım :)

stildirektörü: Ebru'da daha ne cevherler var da yazmıyor :)

mermaid: olsun olsun denizkızı yorum yazmazsam bu annelik defansı karşısında diyecek sözüm yok gibi olur bu sefer. bu konuda düşündüklerimi sonuna kadar savunayım ki kendim huzurlu olayım.
Elbette ben anne değilim onlar gibi hissedemem ama onlar da ben değiller.
destek için teşekkür ederim ;)

Sheena dedi ki...

ciddi ciddi düşündüm bak şimdi.. nesi güzel nesi kötü diye.. sadece egosu güzel be :) yani "aa bak önce anne" dedi "nihahaha, bana geldi", "bana sarıldı", "bana benziyor", sonrasında "ben yetiştirdim böyle oldu", "ben eğittim", "zekasını benden aldı".. hep bir "ben" var işin içinde.. Ha bebek kokusu, evet şahane bişi, ama bunu koklamak için doğurmaya ihtiyacın yok.. (hoş bence papi kokusu da şahane :) )etrafta bir sürü doğuran var koklarsın. Ben neden doğurdum o zaman'ın cevabını kendime saklamak istiyorum, ulu orta söylemiyim diyerekten,ama düşünüyorum valla köpek gibi ya, bak ikisini de denedim ondan kıyaslıyom şimdi aklı evvelin biri çıkıp köpekle bebeği bir mi tutuyorsun diyecek bana ama öyle gerçekten, akıllı adam işi değil bi kere en başında. Bir yandan da sadistçe keyif alıyorsun işte, küçük şeylerden mutlu olmayı öğreniyorsun, aa bugece 3 saat uyuduk deliksiz diyebiliyorsun, eskiden olsa 3 saatte bir uyandım anasını satim olacak durum birden süper harika şahane birşeye dönüşüyor. Sonra oley kabak dolmasını sevdi diyorsun, elin kabağı allahın dolması yani sevse nolur sevmese nolur yani dimi değil işte. doğduğundan beri istesen de istemesen de buna şartlanıyorsun bir kere, annen seni uyuturken, küçük ayşeyi söylüyor hani napıyorsun sorusuna bebeğime bakıyorum ona mama veriyorum cevabı olan ninniyi.. etrafta herkes hamilelere yeni doğum yapmışlara saygıda kusursuz davranıyor, yolda insanlar durdurup ayy köpek besleyeceğine çocuk okut demiyorlar artık allah bağışlasın maşallah çok tatlı diyorlar (hööh diye kalıyorsun valla benden sana tavsiye hamileyken buna çalış ben hala alışamadım) egon devreye giriyor, benim olsun benim muhteşem (!) genlerimi taşısın diyorsun allam götü bana göbeği babasına benzerse hilkat garibesi olur nolcak demiyorsun, çünkü köpekteki gibi işte aynen, o senin ve senin için dünyanın en güzel şeyi. Irk hakemi (!) ne derse desin... bu da çektiğin tüm eziyetleri katlanabilir kılıyor..

puck-robin dedi ki...

şina: evet evet işte bu! bence de olay EGO!
Çocuk sahibi oldum çünkü bütün bu "benim" hadisesine bayılıyorum demiyor kimse! Yaşa Itır :)

Nilay dedi ki...

:)) süper olmuş, bende birtane yazmalıyım bundan:))

cocugun olmasının tek guzel yanı -şimdilik- sevildigini bilmen, yani koşulsuz olarak diyorum.
ve evet bu durumda bu ego ile ilgili birşey..
yoksa varya bi nane yok yemin ediyorum, hiç bulaşmayın..yada bulaşın tamam ama ne kadar gec o kadar iyi...

puck-robin dedi ki...

Nilay : Geç olsun güç olmasın dimi ama :)

Adsız dedi ki...

33 yaşındayım ve evliyim. Eşim de ben de çocuk sahibi olmak istemiyoruz.Etrafımızdaki baskıları da görmezden geliyoruz.Herkes çocuk sahibi olmak zorundaymış gibi "ayıplanmaya, eee siz de düşünün artık gibi öğütlere, bak bir yapsan keşke daha önce yapsaydım dersin" gibi dokunaklı cümlelere göğüs geriyoruz :)Çok basit olan sebebimizi bile anlamıyorlar..Sebep mi? İstemiyoruz...Sadece bu...Onun yerine her sene değişik ülkelere gidip yeni maceralar yaşıyoruz, haftasonları evde oturup istediğimiz filmi kesintisiz izliyoruz..Hadi gel dışarı çıkalım deyip canımız ne zaman isterse çıkıyoruz.Akşam özel bir yemek yaptıysak yanına şarabımızı açıp birlikte kıymetli vakit geçiriyoruz:) Mutlu bir evliliği sadece çocuğa endekslemek gibi bir düşünceyi de biz anlamıyoruz..Görünüşteki mutlu aile tablosundakilerin aksine biz gayet mutluyuz.Biliyorum yazı biraz eskimiş ama gezinirken çocuk sahibi olmamak diye aradığımda burayı buldum ve okuyunca ben de birşeyler yazmak istedim, hepsi bu..Görüldüğü gibi bilgisayarımı oyun oynamak isteyen bir ufaklıkla paylaşmak durumunda olmadığımdan rahatça gezinebiliyorum :)

Robin Goodfellow dedi ki...

adsız: valla doğru söze ne denir, şimdi eminim bunu çocuk sahipleri okusalar burun kıvırırlar, çünkü çocuk olmayınca aile olunamayacağını, mutlu olunamayacağını düşünürler. kendilerini avuturlar. bana asıl evliliği, çift olmayı, ilişkiyi baltalayan çocukmuş gibi geliyor. yani artık anne-baba oluyorlar o evlendikleri kişi olmuyorlar gibi geliyor. hoş benim ne düşündüğüm veya doğrum-yanlışım önemli değil, asıl mesele bence insanları kendi hallerine kendi mutluluklarına bırakmalıyız, nasıl ki bir bebeği olsun diye günlerce gecelerce dua edenler varsa bizim gibi çocuk sevmeyen ve istemeyenler de normal görülmeli. herkes nasıl mutlu oluyorsa öyle kalmalı. aynı muameleyi bekarlara da yapıyorlar çünkü. evlen evlen evlen baskısıyla sanki tek mutlu olamam yeterli olamam gibi sakat düşünüyorlar.

Bukle dedi ki...

Ayşegül baya uzun zamandır çocuklardan nefret etmiyordum, yazın bu duyguyu bana tekrar hatırlattı öncelikle teşekkürler!! :))

sonuna kadar katılıyorum, evet çok güzeldir blabla ama zor kardeşim ve bence her kadın anne olacak diye bir kural yok. "evlenince istersin" diyorlar, o tezi de senin çürütmeni bekliyorum :))

biraz yorumlara baktım da, anne olmakla ego tatmini arasında da inci bir çizgi var anladığım kadarıyla. insanlar egosunu doyurmuş resmen o ne öyle "benmerkezcilik" falan?

ben küçük bir çocukken bile anne olmaya özenmiyordum. bence çok büyük fedakarlık ve ben bu kadar fedakar biri değilim. büyük konuşmuyorum, ilerde ne olur bilmiyorum. tek dileğim, bir gün anne olacaksam bunu çok istediğim için yapayım. milletin baskısıyla değil. şunu da belirtmeden geçmiyim, "anne ol anlarsın hahhayt" cümlesinden de nefret ediyorum!!!

dilek_papatya dedi ki...

ne kadar acımasız yorumlar bunlar böyle.

dilek_papatya dedi ki...

çok acımasız yorumlar