16 Mayıs 2010 Pazar

Barınak




Geçen cumartesi Yedikule Hayvan Barınağı'na gittik Uzi ile. İçeri giremedik çünkü trafik yüzünden geç kaldık, tam ziyaret saati bitmek üzereyken vardık. Barınak ziyareti 15:00'da bitiyor çünkü 15:30'da barınaktaki hayvanlara yemek veriliyor ve o saatte hayvanlar huysuz ve sahiplenici olabiliyorlar.O yüzden ziyaret edeceklerin bu saatlere dikkat etmesi gerekiyor.
Daha barınağın yoluna girer girmez bir sürü köpek karşılıyor sizi üstünüze koşarak. Hemen bir kaç tanesi gelip bacağınıza yaslanıyor hatta hemen sahipleniyor sizi, aracınızın tekerleğini de işeyerek bir güzel mimliyorlar .Yemek saatinde giderseniz zaten 24 saatte bir yemek yiyebilen hayvancağızların haklı protestosuna maruz kalırsınız. İçerde olanların yanı sıra kapının önünde duran serbest köpeklere de belli aralıklarla yemek veriliyor ve yemek verildiği an hırlaşma diş gösterme başlıyor. Güçlü olan yiyebiliyor zayıf ve korkak olan bir iki yalamalık alabiliyor ancak. O zaman insan keşke diyor, keşke yardımlar destekler sürekli olsa da her havyana ayrı kap, bol yemek olabilse.Barınağın her gün yardıma ihtiyacı var.Çünkü 2000 sayısını geçmiş şu an köpeklerin sayısı. Her gün yemek, yerlerinini temizlenmesi için malzemeler, gazete, hastalar için ayrı mama , tedavisi için ilaçlar, hatta steril eldiven , pamuk, gazlı bez...Bir kez gidip bırakmamalı insan. oradaki hayvanların terk edilmişlikleri zaten üzücü, bir de barınağı gidip görenler bir daha yardım yapmazsa ne farkları kalır terk eden hayvan sahiplerinden.
Barınak çıkışında aklım o hayvanlarda kaldı. Ne kadar yardım yapılsa az çünkü bir sürü hayvan var muhtaç olan. O açlıklarından huysuzlanmaları, normalde kuzu kuzu geçinirken yemek verilince diş göstermeleri kavga etmeleri. Çok üzüldüm çok.
Uyarı not: Barınak ziyaretini asla motosikletle yapmayınız. köpeklerin motosiklete ne kadar tepki gösterdiği, bacaktan bir makas alma tecrübesiyle sabittir.

5 yorum:

Damlo dedi ki...

bugün ezilmiş bi kedi gördüm ve günüm neredeyse buruk geçti, yüzüm gülmedi uzun bi süre. ayşin 'hepsi senin kedilerin kadar şanslı olmuyor işte' dedi, nasıl da doğru. işte o an aklıma sen geldin, robinle haberleşsek ellerimizi doldursak da gitsek bi hafta sonu dedim. yabarız di mi tayşe, gideriz di mi?

puck-robin dedi ki...

damlo: gideriz tabi, sen beni de bekleme hatta en kısa zamanda koş.

Haydins dedi ki...

Sana bir soru..
Seven balığın yerini biliyor musun?Cmt günü orada yemek yediniz mi?
Cevap evetse..Hehehee bende oradaydım :))

Sheena dedi ki...

geçmiş olsun bacak konusunda : )
huff sadece barınaktakilere değil etraftakilere de yazık : ( Sihirli değnek lazım : (

Yaz geldi izmire, sokak hayvanları için insanlar su bırakmaya başladılar ama ayılar gene hayvanların sularını tekmeleyerek döküyorlar : (
Yazık ya, hakkatten yazık... Bencilliğimizin doruğundayız..

puck-robin dedi ki...

haydins: Seven balığı biliyorum ama cts orada değildik. Demek bana benzeyen kişiler var aramızda :)

Şina: Yazı ayrı dert kışı ayrı, kışın hava karlıysa üzülüyorum yazın da susuzluklarına üzülüyorum ne olacak bu halleri bilsem :(