10 Aralık 2008 Çarşamba

Arkadaşlar,dostlar ve diğerleri

Hayatımda o kadar önemli bir yer tutuyor ki.Hayatım krokanlı bir pasta olsa en büyük dilim arkadaşlarımla yaşadıklarımın olduğu dilim olur.Arkadaşlığa dair ilk hatırladığım;bahçemizdeki salıncağa iki kişi binmemiz ve arkadan bizi sonsuzluğa doğru uçurduğunu düşündüğüm Burcu'nun uçurmasının neticesinde bu eğlenceden şiş alın ve yarılmış avuç içiyle gözyaşlarımla ayrılmamdı.Evet çok mutluydum çığlıklar atıyorduk gülmekten.İlk hatırladığım bu.
Sonra sokağımızda yaşadığımız sonsuz oyunlar,çocukluk mutlulukları,ellerimizle yaptığımız ev,gecenin köründe oynadığımız saklambaç neticesinde heyecandan tuvaletimin gelmesi(her seferinde).
İlk dayağımı da arkadaşımdan yedim hem de evcilik oyununda evi sen toplayacaksın ben toplayacağım kavgasında.
İlk kandırılmam;Şebnem klozetin içinde gizli bir dünya olduğundan behsdiyordu.Çok uzun süre bakarsan o dünyaya açılıyordun.Eh tuvalette epey vakit geçirdiğimi söylememe gerek yok.
İlk korkum:Topluca ruh çağırmaya karar vermiştik.El ele tutulup dua okuduk ve bilinen "eyy ruhh" konulu çağırmalar.Fark ettirmemeye çalışmıştık ama hepimiz korkmuştuk.Hepimiz çocuktuk aslında.
Şebnem taşınınca çıktı çocukluktan uzaklaştı.Çok ağladık.
Burcu babaannesi kanser olunca çıktı çocuk olmaktan.
Duygu fiziksel itibariyle erken geliştiği için çıktı.
Erkekler yaşları büyüdükçe akılları kızlara kaydığından itibaren zaten çıkmışlardı.
Ben epey devam ettim.Babam ölünce çıktım ben de çocukluktan.O zaman da omuzumu yaslayacak dostlarım hep vardı.
Arkadaşlar,dostlar türlü türlüdür gerçekten.
Kimiyle serserilik yaparsın ciddi konulara girmezsin,kimiyle hayat hakkında derin mevzularda falan konuşursun,kimiyle kültür sanat aktivitelerine girersin,kimiyle sadece msnde hoş beş edersin,kimi hep melankoliktir,kimi hep çılgındır,kimi çok özeldir her an onun için müsaitsindir,kimi ile hep güzel başalrsınız konuşmaya ama hep gergin bitirirsiniz.
Geçen gün Ebru ile istemeden yaptığımız tartışmadan sonra düşündüm.Arkadaşlarımıza ve-veya dostlarımıza neler söyleyebiliriz neler söylememeliyiz diye.
Mesela aldatıldığını görsek,duysak söyler miyiz,söylemeli miyiz?Sevgilisi-kocası bir öküz olsa bunu ona söylemeli miyiz söylememli miyiz?Saçı veya kokusu çok itici gelse bunu ona söylemeli miyiz,söylememeli miyiz?
Birine bir şeyi söyleyebilme,eleştirebilme,yargılama için gereken yakınlık eğrisi nedir?Arkadaşın ve-veya dostun tarafından "valla ne dersen de ben senin iyiliğin için düşünüyorum ben böyle düşünüyorum,ben dobra bi insanım" denilmesi çok önemli midir?İnsanlar hep samimiyet ve düsürtlük görmek isterdiklerini söylerler ama karşısındaki ona açıkça bunu söyleyince de bozulurlar.Neden sevgilisiyle kavga ettikten sonra arkadaşına dert yandıktan,onun ne kadar düşüncesiz ve öküz soyundan olduğunu saatlerce tartıştıktan sonra sevgilisine geri döndüğünde aynı arkadaşla konuşmazlar veya karşı karşıya gelmezler sanıyorsunuz.
Arkadaşınıa ve-veya dostunuza bir sırrınızı,bir üzüntünüzü anlattığınız zaman onu size diyebileceği her şey için ona bileti kesmiş mi oluyorsunuz acaba?Bu tür yakınlıkların sınırı nedir mesela.Veya olmalı mıdır?

Bir de şöyle bir durum var,hayatına bir sevgili girince arkadaşlıklarını boşveren tiplere hep uyuz olmuşumdur.Bütün dünya durur sanki,bütün dostlar,arkadaşlar geriye itilir.Bir dostum var(dı).Bir çok şeyi birlikte yaşamıştık,en en enn dostlarımdan biriydi.Sonra sevgilisi oldu ve dünya bitti.Öyle ki biz Burak'la ayrıyken ona ağlarken sevgilisiyle çekildiği fotoları bana göstermeye gelmişti ve ısrarla bakalım diyordu.Bir yere artık çocuktan destur almadan gidemez olmuştu.Birlikteyken de çocuk sürekli bik bik bik mesaj çekerdi,arardı iki laf edemezdik."Sen anlat ben dinliyorum" yapılması en sevmediğim şeydir ama dostum için buna da katlandım zamanında.Çocuk bunu üzerken baskı kurarken bana ağlarken teselli de ettim ama bir gün en zor günlerimden birinde sevgilisi istemiyor diye yanımda bulunmayınca pes etmiştim.Dostluğundan,arkadaşlığından geri kalan her şeyinden.

Peki ben şimdi burada ona "Bu çocuk hayatını ele geçirmiş farkında değilsin,seni duygusal olarak kullanıyor,seni saçma sapan üzüyor sen de affediyorsun,kendine güveni yok egosunu senin üzerinde tatmin ediyor" deseydim,yine de o sevgilisine dönseydi ve ben "Sen ona döndün ya başına gelen her şeyi hak ediyorsun yine seni üzsün yine ağla üzül ne yaparsan yap artık" mı deseydim yoksa fikirlerimi kendime mi saklasaydım.İlk dediğim gibi davransam dostumu kaybedecektim çünkü sevdiği değer verdiği bir adam hakkında adam öküz de olsa bunları duymak bir sevgilinin pek tercih edeceği şeyler değildir (netekim dostluğum bitti ama o ayrı mesele).Ama bir dost olarak doruyu söylemenin verdiği rahatlıkla olacaktım (mıydım acaba?).
İlişkiler çok karmaşık hassas dengeler üzerine kurulmuş.Balansı iyi tutturamazsan "Sana ne" cevabı duyman,karşıdaki iyi tutturamazsa "Bana ne ya senden" cevabı duyman kaçınılmaz.
Bu uzuun yazıyı küçükken okuduğum ve pek sevdiğim kitaptaki şarkının ilk cümlesiyle bitirmek istiyorum.Ah küçük kemancı ah nasıl seni kaybettim ve aynı versiyonunu bulamadım.
Nasıldı başı?Mmm
Peskiera da bir göl varmış...

17 yorum:

Jones dedi ki...

Hmmm...
kuşum bi gün öküzün birine aşık olursam düşüncelerini dosdoğru söyle olur mu?
İnsan bazı şylerin içindeyken fark etmiyor,edemiyor.Dışardan bakınca anca anlayabiliyor.

Ama bu dürüstlük için samimiyet gerekiyor tabii...Çok yakının olmalı ki,sana kırılmayacak biri olmalı ki söyleyebilesin..Ayrıca çok yakının olup her şeye alınan tiplere de söylememek gerek.

Kısacasııı...
Arkadaşına değil,dostuna söyle..Dost eğer dostsa,alınmaz.

eğreltiotu dedi ki...

ayy benim de çişim gelirdi hep :D:D

Üfürükten Prenses dedi ki...

şebnem'i dinlemen çok komik ya,bayıldım o sahneye..

erkek arkadaşı olunca arkadaşlarını satan çok kız arkadaşım oldu.. hepsi bir süre sonra salya sümük geri döndüler ama gözümdeki değerlerini yitirdiler..

aşk başka bir olgu,dostluk başka..

yazın öyle içten öyle güzel olmuş ki,çok sevdim.. kanime söyleyim de o da okusun :)

::puck-robin:: dedi ki...

jones:söylerim de benim söylememin sana bir faydası olur mu bilemem,yani sana "jones sevgilin tam bir öküz" desem ayıkla pirincin taşını.Ama madem istiyorsun söylerim :)
eğreltiotu:heyecandan herhalde,o yüzden çok ağaç altına çiş yapmışımdır :)
üfürükten prenses:şebnem daha önce de beni kalem uçları vitaminli annemler laboratuvarda test yapmış diye 0,5 uç yememe seyirci kalmıştı :D

GüLCaN dedi ki...

bu Şebnem'in ya hayal dünyası çok gelişmiş ya da seni kandırmaktan büyük zevk alıyomuş. çok komik yaa. çocuklar nelere inanıyorlar :))

şimdi düşündüm de ben arkadaşlarıma sevgilileri hakkında olumsuz da düşünsem pek söylemedim canım. ağladıklarında teselli etmeye çalıştım mutlu olduklarında ben de mutlu olup güldüm. sanırım onları kırmaktan korktum çünkü karşımda salya sümük ağlayan biri varsa acı gerçekleri yüze vuramıyorum ben. kendime saklıyorum. ne kadar doğrudur bu hareket bilemem...

Camilla dedi ki...

benim öyle kalıcı dostluklarım olmadı pek. bikaç tane var öyle cocukluktan kalma arkadaslarım, onlar da cook cok farklı yerlerdeler zaten, 40 yılda bi görüyorum. bunun dısında hyatım o kadar hızlı akıp gidiyor ki, kim ne zaman arkadasım olmuş falan.. bilemiyorum.
sanslısın.

::puck-robin:: dedi ki...

gülcan:şebnem gerçekten de öyleydi ya :)
ben de çok patlamadıkça söyleyemem bir de ben üsteleyemem üzemem,sorna bahsi kendisi açarsa ve sorarsa söylerim.
camilla:zaten dostluk öyledir,çok nadir bulunur,önemli olan da ne kadar uzun süredir dost olduğun değil geçirdiğin kısacık zamanın niteliğidir bence.

ve görüyorum ki yazım amacına hizmet etmiş ve cevabını kendi yanıtlamış bulunuyor,eski bile olsa dosta sevgilisini öküz olarak gördüğünü söylememeliymişsin :D

duygu dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
::puck-robin:: dedi ki...

sevgili DUYGU
yorumlarını özellikle sildim,bende gördüğün bu kadar iğrenç olan nedir bilemedim ve ne yazık ki dostluğuna zamanında güvenmenin karşılığını da görmüş oldum!
yorumlarını sildim çünkü kendini böyle ak pak etmen karşısında verecek cevabım çok aslında bunların epey altında kalırsın da ama burası yeri değil burası BENİM hayatımın olduğu yer ve bu yerde sen yoksun.Şunu anla,ben sen bana ne yaparsan yap veya ne dersen de senin gibi davranmayacağım (ve davranmazdım da) en azından eskiden olan dostluğu bu şekilde düşürmeyeceğim.
Senden hiç beklemediğim sözlerdi bunlar gerçekten yazıklar olsun.

PrimaRima dedi ki...

Şunu bilirim ve söylerim;dobralık vardır birde patavatsızlık vardır bu ikisinin ne olduğunu ve nasıl ayırmak gerektiğini bilmeli insan en önce...mesela benim halam :) patavatsızdır ama illada kendini dobra zanneder."Hayır bence patavatsızdır" evet gerçekleri söyler insanın yüzüne, ama öyle çirkin , öyle kaba söylerki, bu dobralık değil, patavatsızlıkdır bence.
Bence arkadaş arkadaşa ne hissettiğini, ne gördüğünü açık açık ama "uygun ve tatlı bir dil ile söylemeli ve sonunda "ben bu şekilde görüyor ve bu şekilde düşünüyorum sen buna kendi yorumunu katabilir canın nasıl istiyorsa öyle davranabilirsin bu senin hayatın" diyebilmeli...arkadaş ise ister teşekkür edip yoluna devam etmeli isterse onun dediklerini de ele alıp bir kerecik düşünebilmeli.Saçım kötü ise yada pis kokuyorsam bunu bilmiyor farkında değilsem bilmek isterim bunu arkadaşım bana söylemeli, eğer benim iyiliğimi düşünüyorsa söylemeli.Söylesinki ben bilmeden başkalarınada kötü kokmayayım rezil olmayayım değilmi?Kötü filan kokmuyorum bu sadece bi örneeek.

azuth dedi ki...

ben hala tüm blogundaki şarkılardayim. ne güzel seçimler onlar yahu..

::puck-robin:: dedi ki...

ebru:hep söylerim sen akıllı,ne yaptığını ne dediğini çok iyi bilen bir kadınsındır,öyle bir söylersin ki zaten karşıdaki şıp diye anlar ne dediğini.Evet demek istediğim de oydu dobralık başka patavatsızlık başka,ayrıca da mis gibi kokuyorsun :)

::puck-robin:: dedi ki...

azuth:teşekkür ederim efem.ben de hep dinlemekten zevk alırım kendilerini.

Sheena dedi ki...

peki ben de bişi sormak istiyorum bir arkadaşınızın sevgilisi kocanıza arkadaşınız için sence X o.ospu mudur diye sorsa kocanız da (yuh madem bunu soruyon o zaman öyledir öküz diye düşünüp) hee dese, sevgili gidip bunu arkadaşınıza sheena ve kocası senin hakkında böyle düşünüyor dese ve arkadaşınız sizle birden konuşmasa ve siz bu olanları 6 7 ay sonra öğrenseniz, o kişi artık arkadaşınız olmadığı için şanlı mısınızdır yoksa yıllarca tüm saçma sapan ilişkilerinde saçma sapan sevgililerinde sen nasıl mutluysan diye destek olduğunuz için gerizekalı mısınızdır?
Ben gerizekalıyı seçtim seni merak ettim..

::puck-robin:: dedi ki...

hmm valla önce bi şematik yazdım olayı anlamak için karışık mevzuymuş.
aman benim bir kere ağzım yandı bir daha kadın erkek ilişkilerine karışmam.
ben gerizekalıyı seçmedim söyledim söyledim samimiyetine dostluğuna güvendim sonra öküze döndü ben kaldım.hep böyle olur ıtırım.
ben de artık gerizekalıyı seçicem kararlıyım :)

magnum opus dedi ki...

hepsi güzel anılardır ama güzel olan herşey gibi biterler.

genelde dostlar ölürler, arkadaşlar satarlar, diğerlerinin...

::puck-robin:: dedi ki...

magnum opus hoşgeldin
ben yine de istisnaların olabileceğini düşünmek istiyorum iyi dostlar da vardır.