
İşe başladım köpeğimi vermek zorundayım...
Hamileyim köpeğimi vermek zorundayım...
Çocuğum kıskanıyor köpeğimi vermek zorundayım...
Öğrenciyken aldım mezun oldum ailem istemiyor köpeğimi veriyorum...
Evliyken aldık, boşandık köpeğimi veriyorum...
Taşındık apartmanda köpek istemiyorlar köpeğimizi vermek zorundayız...
Evde biz yokken ağlıyor köpeğimi vermek durumundayım...
Aldık ama kocam istemiyor köpeğimi veriyorum...
Çok üzgünüz...
İnanın çocuğum gibi hiç vermek istemiyorum ama...
İçim parçalanıyor ama ne yapalım...
Zaten ilgilenemiyordum...
Çok üzülüyorum, para istemiyorum iyi bakılsın yeter...

Bunları duyunca, okuyunca ağız dolusu küfür edesin geliyor. İnsanlar bu bahanelerin ardına sığınarak köpeklerini veya kedilerini başkasına veriyor . Bunlar insaflı olanlar. İnsafsız insan müsveddeleri ise barınağa terk ediyor veya direk sokağa atıyor. Bu okuduğunuz maddelere dikkat ettiyseniz hepsi bahane.
Bir canlıyı alırken , sahiplenirken her ama her ihtimali düşünmek ZORUNDASINIZ! Taşınabileceğinizi, hamile olabileceğiniz, çocuğunuzla yaşayacağınız sorunları, evin içine edebileceğini, ağlayıp saatlerce bağırabileceğini, işe durumlarının değişmesini, kısaca hayatta herkesin başına gelebilecek her şeyin sizin de başınıza gelebileceğini BİLEREK ALMAK ZORUNDASINIZ. Üzülüyorum diyorlar ya, buna da inanmıyorum, o kadar üzülüyorsanız bırakamazsınız, kıyamazsınız, inanın bırakılabilecek bir köpek varsa, benim Nancy onalrdan biridir. Huysuzdur, kıskançtır, ısırgandır. Defalarca ısırdı beni, her an yine ısırabilir, milleti kıskanır beni ısırır, hem de öyle böyle değil görseniz düşman gibi atılır ellerime. Üstelik sadece beni ısırır, eğitmenlerin dediğine göre bana güven duymuyor çünkü o da terk edilmiş, önceki sahibinden şiddet görmüş bir köpek.Ama nasıl ki doğurduğum çocukta maraz çıktığında onu sokağa atmıyorsam, başkasına vermiyorsam hatta bu fikir aklıma bile gelmiyorsa (ki çocuk sahibi değilim genel konuşuyorum) sahiplendiğim ve yuva verdiğim köpeğimi de bırakma ve ondan vazgeçme hakkını kendimde bulmuyorum. Onu eğitmeye devam ediyorum. Kurallar koyuyorum. O bir MAL değil, bir canlı. Bu güne kadar bir sürü insana ısrarla laf anlatmaya çalışıyorum. Evde köpek olmaz, bebeğin olunca görürürz, kocan istemezse ne yapacaksın, ya hastalık çıkarsa, ya kist olursan , evde pislik olur diye üstlerine vazife olmadan sorukları soruları cevapladım. Hepsine de cevabım var elbet. Annem astım hastası ve evden köpeğimiz gitmedi, sadece dikkat ediyoruz , kocam istemezse ben de onunla evlenmem, hayvan sevmeyen, beni böyle tanıdığı halde sonradan yan çizen bir adamla evlenmemek daha hayırlı olur zaten, bebeğim olursa da ona göre hayatımızı düzene sokarız. Ben bunların hepsine varım. Gerekirse evimi bile değiştiririm. Gerekirse ona yeniden yeniden eğitim veririm. Her köpek sahibi de böyle olmalı. Sorun çıkartınca başkasına vermektense çözümün bir parçası olup o köpeği bırakmamak için HERŞEYİ yapmalı.
Ama bazı zihniyetler değişmiyor malesef. Bazen Nancy 'yi görüp "Ayy biz de köpek istiyoruz, biz de alalım -alıcaz" diyenler oluyor. Korkuyorum o köpek için. Onlara " Evde bir köpek beslemek harika bir şey ama iyice düşünmeden almayın" diyorum. Ben zorluklarını ve sorumluluklarını anlatmaya başlayınca da gözlerinden anlıyorum ki bunu istemiyorlar. Onlar evde süs eşyası , sokakte ellerine takıp eşe dosta göstermelik bir çanta istiyorlar.
İyice ölçüp biçmeden, barınakları gezip oradaki terk edilmiş yüzlerce cins hayvanı görmeden, her şeye razı ve hazır olmadan köpek almayın. Zor iş.
NOT: Fotoğraftaki köpekler de yuva arıyor. Link
burdan efenim.
Köpeğini bırakacaklar, önce
bu yazıyı bir okusalar iyi olurdu. Belki "biraz da olsa" dokunur, ve belki de vazgeçerler.
Bebek ve köpek evde nasıl olur diyenler için de
buraya lütfen.