29 Haziran 2010 Salı

Haftasonuu gibisi yook



Pazar sabahın köründe Koçtaş'a gitme isteğiyle yanıp tutuşan Uzi ile yola koyulacakken telefona gelen mesajla soluğu Yıldız Parkı'nda aldık. Kurmuşlar piknik masasını bir güzel, masada güzel mamalar, zaten açık hava iştahımı açar. Anında götürdük ne var ne yoksa.


Hava da , günler süren uyuz uyuz yağmur ve bulutlardan sonra nihayet pırıl pırıl ve güneşliydi.
Şu babamın makinesini nihayet yaptırdım. İçinde poz koydum, ayarlarını gösterdiler ama bakalım nasıl fotolar çıkacak , bitse de tab ettirsem diye beklemelerdeyim.

Haftasonlarını seviyorum, özellikle yaz aylarında. Açık havada kahvaltı etmeyi, çimenlerde, yani daha önce bir sürü itin kedinin dolaştığı yerlerde çıplak ayak dolaşmayı da seviyorum.
Bir it ve sahibi geldi yanımıza biz kahvaltı ederken. Köpeğis evdik ettik, köpek tam masanın yanına kakasını etti, sahibi hiç umursamadı, ne kakayı aldı ne bişey. Al işte sana Yıldız Parkı'nda bir hıyar!

Günler , ruh halime göre kah çabuk kah yavaş geçiyor. Teftiş de gördüm bugün. Artık teftiş geçirmiş bir öğretmenim.
Tatile kadar her haftasonu bir halt var. Çok güzeeel.
Sonunda çocukluk arkadaşım Ş.'yi de verdik! Aslında kız aldık ama bizimki de gitmiş oldu işte.
Nensi'nin regl dönemi sonunda bitti bitmesine de yankıları sürüyor! Her boku sahipleniyor. Hayır bir de neyi sahiplendiğini kestiremiyorsun. Misal odamdan lavaboya gideceğim. Bakıyorum bizimki ortalarda yok. Halının üstünde bir terlik. Ben yürümeye devam ediyorum ve dörtnala koca ve azgın dişlerini saçarak bana doğru koşan bit it görüyorum! Kendi çapında terliği himayesine almış. Mesela bir de yastıkla halvet oluyor haspa. Kızışma dönemi diye dışarda her yere çişini damla damla bıraktığı yetmiyor. "Ben çiftleşmeye hazırım gücüne güvenen beyler gelsin" anlamlı çişlerden sonra imdi de koltuğun yastıklarıyla aşna fişne yapıyor. Değişik bir it.
Şu kısırlaştırmayı dört gözle bekliyorum. Hayır adam gibi dursa efendi efendi, çiftleştiririz o da anne olur ama bundan olsa olsa canavar anne olur.
Mazallah!




Lush 'ın enfessss ötesi kokan , yumuşacık Snow Fairy'si bitince ürünü benden çok kullanan sevgili ile papaz olmadan yenisini alalım dedik ama o da ne! Sadece yeniyıl zamanı satılıyormuş! Biz de ona benzer kokuya sahip olan Yummy Yummy Yummy'yi aldık . Snow Fairy'nin yerini tutmaz elbet ama dünden beri kokusu üstümde. Pamuk şeker gibi kokuyorum ahali.
Hediye paketleri de var, içinde değişik ürünleri var. Ben bana hediye edilmesini isterdim şahsen. Öhöğ!

7 yorum:

Somethin'Special dedi ki...

Dur şu Yummy' den bende alayım :)

Hiç kimse dedi ki...

Herkesin müthiş kahvaltılar yapmasını ve gülüp eğlenmesini kıskanıyorum yaa uff :)

puck-robin dedi ki...

samtin niho: al canım çok tatlı.

hiç kimse: :)

rahat yazar dedi ki...

Aynen bizim Zeyna da sürekli terlik kaçırıyor. Sabah kalkıyorum terliğimi alıp kaçıyor, yanından geçerken ağzında terlik havlıyor üstüne oturuyor:)

Yastık da alıp kaçırdığı oluyor. Çorap en sevdiği şey:)

puck-robin dedi ki...

rahat yazar: bizimkisi genelde "papi " adını verdiğimiz penguenini saklıyor :D

allımorlu dedi ki...

ayy yazık yaa:P çocuun tüm özeli bloga taşındı:P artık nancy'nin ne kadar şuh bir hatun olduğunu bilmeyen kalmadı sanırım:)

puck-robin dedi ki...

alımorlu: o kusura bakmaz, yollara işaret bırakırken utanmıyor da buna mı utanacak :P