16 Haziran 2010 Çarşamba

Köpekler ve çocuklar


Evet köpek sahibi olmak çok güzel bir iş ama işin çok büyük mesuliyetleri var. Orda burda okumuşsunuzdur çocuklara saldıran köpekler falan. Hatta bazı köpekler evin kendi köpeği bile olabiliyor ne yazık ki.

 
Peki ne yapmalıyız? Önce biliglenmeliyiz. Evimize bir evcil hayvan almadan önce iyice bilgilenmeliyiz. Duvar kağıdı seçer gibi köpek veya kedi almamalıyız.

Arkadaşım Sheena'nın blogunda gördüğüm bu yazıyı hemen paylaşmak istedim ki herkes bu bilgiden faydalansın:

 
1994 te yapılan araştırmalara göre, ABD de yılda ortalama 1 milyon ısırma vakası gerçekleşiyormuş ve bunun %60-70i çocukları içeriyormuş.. Erkek çocuklar kızlara göre daha fazla ısırılmış ve bu ısırmalardaki köpeklerin 3te1i ailenin köpekleriymiş...


1975te yapılan başka bir araştırmada ise, köpek ısırmalarının %87sini erkek köpekler gerçekleştirmiş ve bu ısırmaların çoğu kurbanın evinde ya da evinin yakınında gerçekleşmiş.

1989daki araştırmada ise köpekler tarafından öldürülen çocukların %70i 10 yaşın altındaymış ve bu rakamın %22si bir yaşın altındaki uyuyan yeni doğan bebeklermiş..



Köpek Isırmasının Anatomisi...



Söz konusu köpek 3 yaşında bir labradormuş, kalbi altından olanlardan. Sahibi ile birlikte yaşayan, eğitimli, laftan anlayan, otur denince oturan kalk denince kalkan, sakin, insanlarla iyi anlaşan, mahallenin çocuklarının sevgilisi bir köpek.. Sahini de, işi gücü olan, yalnız yaşayan bir adamcağız. Hali vakti yerinde, kocaman bahçeli bir evde köpeği ile mutlu mesut yaşıyorlar..



Bir gün sahibin üniversite arkadaşından bir mektup geliyor, şehre gelcekmiş, görüşebilirler miymiş, sahip sevinçten çıldırıyor tabiki görüşebilirler.. O kadar heyecanlanıyor ki, Labrişle birlikte bahçeye çıkıyorlar, bahçeyi toparlıyor azcık, Labriş de sahibine yardım ediyor, taa Çine kadar tünel kazmak gibi bir amacı var, onunla uğraşıyor. Derken bizim üniversite arkadaşı sokağın ucunda gözüküyor, gözünde güneş gözlükler havalı havalı yürüyor, sahibi görünce "olum bu ne sıcak!!" diye bağırıyor, sahip gülerekona geri bağırıyor, "1er bira içeriz dimi?" ve koşarak içeri gidiyor ve biraları kapıyor, tam kapıdan çıkacakken, arkadaş, bahçenin kapısını açıyor, arkadaşından duyduğu uysal, sevecen, insan delisi zıpır labrador bir anda adamın üzerine atılıp adamı parçalamaya başlıyor. Köpeğin içindeki canavar ortaya çıkıyor. Sahip "hayır!!" diye bağırsa da köpek komut alacak durumda değil, arkadaşın orasını burasını ısırdıktan sonra bir şekilde ayrılıyor, ambulans geliyor, adamı hastaneye götürüyor, saatler süren operasyonlar adamı yaşatmaya yetiyor ama adam kolunu kaybediyor..

O sırada, şehrin diğer ucundaki barınakta bizim altından labriş, sahibini bekliyor, bir kafese kapatılmış.. Kapı açılıyor, sahibim geldi diye kuyruk sallarken hemşire geliyor, onu alıyor, doktorun yanına gidiyor ve hayatını sonlandıracak iğnesi yapılıyor. Çünkü bir kere ısıran hep ısırır..

 
Sahip ise hastanenin bekleme salonunda muhteşem geçebilecek bir günün nasıl bu şekilde sonuçlandığını, canı gibi sevdiği köpeğinin neden böyle yaptığını anlamaya çalışırken köpeğini kaybetmenin ve arkadaşının hayatını mahfetmenin üzüntüsünü yaşıyor..

Evet bunlar bizim gördüklerimiz.. Olay böyle oluyor.. Melek köpek ortada hiç bir neden yokken neden birden canavara dönüştü anlayamıyoruz.. Onların gözünden bakmadıkça da anlayamayacağız..

Bir de zavallı köpeğe bakalım gün nasıl geçmiş...



Sahp birden stresli oluyor enerji seviyesi değişik başlıyorlar güne.. Sonra bahçeye çıkıyorlar, köpek kendi işi ile ilgilenip Çine ulaşmak isterken yabancı adamın biri sahibine bağırıp alanlarına yaklaşıyor. Köpek stres oluyor, adamın gözündeki güneş gözlüklerinin güneşten korunmak için olduğunu tabiki anlayamadığından, adama meydan okumak için dik dik baktığında adam da ona bakmaya meydan okumaya devam ediyor. Sahip, adama bağırıyor, ne dediği önemli değil, heyecanlı ve bağırıyor işte.. Eyvah, adam kapıya yaklaşıyor. Köpeğin ve sahibinin yaşam alanına.. Köpek orayı ve sahibini korumak zorunda, adam kendisini öldürebilir ama sahibine dokunmamalı. Sahip içeri kaçıyor.. Son bir çare, adamı korkutmak için hırlıyor, adam umursamıyor, kapıyı açıyor, köpeğin aklından geçen bana nolursa olsun sahibimi korumalıyım oluyor ve canını kurtarmak için karşısındaki "düşmana" dalıyor.. Sahip kapıdan çıktı bağırıyor, sesindeki korkuyu hissediyor daha da hırsla saldırıyor, sahibine birşey olmamalı..

Sonucunu canı ile ödüyor evet.. Sahibini korumak için eve giren yabancıyla savaşını bir barınakta tek başına uyutularak ödüyor...

Peki çocuklarda nasıl önleyeceğiz ki ısırmaları...

Bunun için çocuklara öğretilmesi gereken bir kaç tavsiye var...



1- ASLA, uyuyan, yemek yiyen ya da bebeği ile ilgilenen köpek rahatsız edilmez!



2- Köpek, önce seni görüp koklamadan (kendi köpeğin bile olsa) ASLA SEVİLMEZ!

3- Herhangi bir köpeği sevmeden ÖNCE, köpeğin sahibinden HER ZAMAN İZİN İSTE.

4- Eğer sahip, çocuğunuzun sevmesi için köpeği düzgünce OTURTUP bekletemiyorsa, UZAKLAŞ!

5- ASLA ASLA ASLA bir çitin arkasında, arabanın içinde ya da zincirle bir yere bağlanmış bir köpeğe YAKLAŞMA!

6- ASLA bir köpeği çitlerden, araba camlarından kolunu elini uzatarak sevmek için taciz etme..

 
7- ASLA sahibi yanında olmayan veya tanımadığınız yabancı bir köpeğe YAKLAŞMA

 
8- Seni kovalayan bir köpekten ASLA KAÇMA.. DUR, SABİT KAL, SAKİN OLMAYA ÇALIŞ, KOLLARINI İKİ YANA İNDİR, sessiz ol ve ÇIĞLIK ATMA. Köpeğe yüzün dönük olacak
şekilde YAVAŞÇA uzaklaş ama SAKIN GÖZÜNÜZÜ GÖZLERİNE DİKME!!
9- Eğer bir köpek sana saldırırsa, köpekle arana sokabileceğin birşeyi ona ver, bu bir ceket olabilir, çantan olabilir, bisiklet olabilir.

10- Eğer saldırırsa DUR, KAPLUMBAĞA GİBİ TOP OL, KAFANI KOLLARIN VE ELLERİNLE KAPAT!!

11- Köpekleri ASLA kovalama

12- Köpekler yakınındayken çığlık atma ya da yüksek sesle bağırma..

 
13- Köpeklerin gözlerine bakma!!!

14- Köpek çevrende dolanmaya başlarsa, onunla birlikte dön, arkana geçmesine izin verme

15- Eğer köpek saldırgan davranışlar (havlamak, hırlamak gibi) göstermeye başlarsa, köpekle arana sandalye gibi birşey koy

 
16- Köpeğin kuyruğunu sallaması demek, herzaman arkadaş canlısı ya da mutlu demek değildir. Her kuyruğunu sallayan köpeği sevmeye çalışma!

17- HER ZAMAN, sahiplere, köpeklerini sevebilir misin diye sor..

18- Eğer sahipsiz bir köpeğin alanına girersen, çık oradan..

19- Eğer köpek sana yaklaşırsa sakin ve HAREKETSİZ kal. Kollarını iki yanda tut. Sakinleştirici bir tonda konuş.

20- Eğer yaralı bir köpek görürseniz ona DOKUNMA ve YARDIM ETME! Gidip bir büyüğünü çağır..


7 yorum:

Sagır Kedi dedi ki...

Arkadaşının blogundan bunu aktardıgın için teşekkürler güzelce okudum.Her kelimesine katıldım.Bütün ebeveynlerin çocuklarına hayvan sevgisi aşılatmadan ögretmesi gereken temel noktalar bunlar..

puck-robin dedi ki...

sağırkedi: aslında ebeveynler bunu güzelce okusa, hayvanı aldıkta sonra ne oluyor buna yahu bin pişman olduk aldığımıza demeden önce her ama her ihtimali gözden geçirse ne de iyi olur.

allımorlu dedi ki...

ben çok sevsemde köpeklerden çok korkuyorum bu korkumu nasıl yenerim bilemiyorum.mesela yedıkuleye gittiğimde köpekler bile benim tedirginliğimi farkediyor olacaklar ki hırçınlaşıyolar.guya orda köpeklerden korkmamayı başarmayı öğrenicem.
sanki köpekler benim korktuğumu biliyolar ve beni parçalıyacalar gibi bir hisse kapılıyorum!!
yani,köpekleri içteniçe çok sevsemde fiziksel iletişim kuramıyorum..

puck-robin dedi ki...

allımorlu: evet köpekler tedirgin olduğumuz durumları çok iyi anlıyorlar, hatta bir araştrmaya göre onlar bizim aura mızı görüyorlar,o yüzden hırçınlaşabilirler.

bahar dedi ki...

Ben bu yazıyı yeni okudum. Harika bir yazı. Teşekkürler.

asli dedi ki...

benim 15 aylik kizimi apartmanin icinde buyuk bir kopek isirdi ve o gunden beri yasamak bana haram.disari cikamiyorum,bu korkumu yenemiyorum,cocugumu okula gonderemiyorum ve apartmandan inip cikamiyorum bile....durumumu anlayin hic bir care bulamiyorum.yurt disinda yasiyorum ve burda herkesin bir kopegi var.ve basibos birakabiliyolar ve karsilasmaktan odum kopuyor.cocugumda benimle birlikte ayni stresi yasiyor.dil problemi yuzunden yabanci bir psikologada gidemiyorum,turk psikologa gittim ama yerleri degisti hep yarim kaldi.olmek bir kopekle karsilasmaktan daha kolay geliyor.yardimci olabilirseniz sevinirim...

Robin Goodfellow dedi ki...

aslı: merhaba
mesajı yazalı epey olmuş kusura bakmayın yeni görebildim. ne yazık ki size yardımcı olabilecek mesleki donanımım yok, psikologdan başka yardımcı olabilecek birisi yoktur sanırım.